Hep

İşinizi genişletin. Bize ulaşın size nasıl yardımcı olabileceğimizi anlatalım.

Kalite Belgelendirme

İçerik bekleniyor…

Marka Patent

İçerik bekleniyor…

Proje Ön Başvuru Formu

Başvuru

Kalkınma Ajansı Proje Destekleri

İçerik bekleniyor…

Tarım Bakanlığı Proje Destekleri

İçerik bekleniyor…

Yatırım Teşvik Belgesi

İçerik bekleniyor…

Marka ve Patent Ön Başvuru Formu

Başvuru
YatırımKa | Proje & Yatırım & Danışmanlık

Marka tescil, patent hizmetleri ile markanızı tescilleyin

Bize Ulaşın

Bizi Tercih Edenler

Gerçekleştirdiğimiz projeler sayesinde müşterilerimize en iyi hizmetleri sağlıyor ve her gün dahada büyümeye devam ediyoruz. Siz neden işinizi büyütmüyor hayallerinizi gerçekleştirmiyorsunuz ?

Referanslar

Son Yazılar

Genel

ÇANAKKALE’NİN TKDK DESTEKLİ İLK KESİMHANESİ EZİNE’DE

1 Eylül 2015
ÇANAKKALE’NİN TKDK DESTEKLİ İLK KESİMHANESİ EZİNE’DE Çanakkale’nin Ezine ilçesi Pınarbaşı köyünde, hibe desteklerinden yararlanarak kesimhane yapmak üzere Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’na başvuran Gündoğdular Pomet Kesimhane İşletmesi faaliyete başladı. 750 metrekarelik kapalı alana sahip olan Avrupa Birliği standartlarındaki kesimhane; günlük 49 büyükbaş ve 250 küçükbaş hayvan kesimi gerçekleştirecek kapasiteye sahip. Yatırımcılarla bir araya gelerek proje hakkında konuşan TKDK Çanakkale İl Koordinatörü Ümit Ortan, “TKDK desteğiyle hayata geçirilen bu proje, ilimizde desteklediğimiz ilk kesimhane projesi olması sebebiyle bizler için büyük bir gurur vesilesi. Bu modern işletmenin diğer işletmelerimize de örnek olacak şekilde AB standartlarında faaliyetlerini sürdürmesi hem markalaşma yolunda çok önemli bir adım hem de tüketicilerimiz açısından çok önemli bir adımdır. Tamamen hijyenik bir ortamda üretimini sürdüren Gündoğdular Pomet Kesimhanesi yaptığı bu yatırımla, sektör ve nihai tüketici nezdinde marka değerini çok ileriye taşımıştır. İşletmeler, ürün ve hizmetlerini modern teknolojik yatırımlarla desteklemez, tüketici sağlığına ve hayvan refahına gerekli önemi vermez ise tek başına pazarlama faaliyeti marka yaratmak için yetmez. Biz TKDK olarak verdiğimiz desteklerle, ilin sadece ekonomisine katkı sağlamıyor ya da orada istihdam yaratmıyoruz. Biz aynı zamanda markalaşmaya önem veren, AB standartlarında hijyenik tesisler kurarak tüketici sağlığına verdiğimiz önemi de gösteriyoruz” dedi. İşletmenin sorumlu yöneticisi Uzman Veteriner Hekim Yusuf Eroğlu ise Çanakkale’nin Belediye Mezbahası’nın kapatılmasının ardından kesimhanelerin ilde en büyük ihtiyaç haline geldiğini söyledi. Şu an sektörde büyük bir boşluğu doldurduklarını ifade eden Eroğlu, “Avrupa Birliği standartlarındaki bu tesiste hem kendi firmamızın ambalajlı ürünleri için kesim gerçekleştiriyoruz hem de ildeki yemek fabrikaları ve kasaplar için kesim gerçekleştiriyoruz. Ayrıca her hafta Çanakkale, Tekirdağ, İstanbul, Bursa ve Körfez Bölgesi’ndeki belirli hipermarketler için yüksek miktarda taze et gönderimi yapıyoruz. Kurban bayramında da profesyonel ekibimizle birlikte hayvan satışı ve kesim işlemlerini hijyenik tesisimizde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. TKDK’nın desteği ile yapılan bu işletmeyle ilgili bir çok kesimden taktir topladık. Bize verdiği bu destek için TKDK’ya teşekkür ediyoruz” dedi. Toplam yatırım tutarı 1.005.000 TL olan Gündoğdular Kesimhanesi önümüzdeki günlerde TKDK’dan yaklaşık 500 bin lira hibe ödemesi alacak.
Genel

PROJE YÖNETİMİ

31 Ağustos 2015
Proje, kısıtlı bir zaman dilimi içinde, belli bir amacı gerçekleştirmek amacı ile insan ve insan dışı kaynakların belir bir organizasyon dahilinde bir araya getirilmesi sürecidir. Çevremizde gördüğümüz hemen her ürün bir projenin ürünüdür. Proje sonucunda elde edilmek istenen sonuç; bir fayda sağlanması, bir ihtiyacın giderilmesi veya bir probleme çözüm bulunması olabilmektedir. Proje Yönetimi kavramı ile projelerin; zaman, maliyet ve performans kısıtlamaları içerisinde “başarılı” şekilde tamamlanması hedef alınmaktadır. Bu disiplin özellikle II. Dünya Savaşı’ndan sonra gelişmiştir. Proje Yönetimi süreçlerinde verimliliğin artışı CPM ve PERT gibi metotların gelişmesi ile önemli derecede artmıştır. Proje Yönetimi birçok disiplinin bir araya geldiği bir alandır. Bu alanlardan bir kaçını sıralayalım: Matematik Yöneylem Araştırması Sosyal ve İdari Bilimler Mühendislik Bilimleri Bir projenin başarıya ulaşmış olması demek, belirlenen hedefin; maliyet, tarih ve performans toleransları içerisinde gerçekleştirilmiş olması demektir. Başarışı bir proje, planlama sürecinin ardından sorunsuz şekilde hayata geçirilebilen projedir. Proje Yönetimi’nin başarılı şekilde yürütülmesi, kıt kaynakların en verimli şekilde kullanılması ve hedefin en kısa zamanda, en az maliyetle hayata geçirilmesi açısından oldukça önemlidir. Bu yönüyle Proje Yönetimi süreçleri hem işletmelerin hem de ülkemizin gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır. Proje Yönetimi tekniğinin öğrenilmesi ve belirlenen amaca uygun olarak kullanılması sonucunda projelerin başarıya ulaşmasında ve verimli olarak hayata geçirilmesinde önemli bir yer tutacaktır. PROJE KAVRAMI Proje Tanımı Proje için farklı kişiler tarafından birçok tanım ortaya konulmuştur. Bu tanımlardan bir kaçını değerlendirelim: Proje; yeni bir ürün, yeni bir bina, tesis, yeni bir sistem veya spesifik bazı sonuçların elde edilmesi için gerçekleştirilmesi gereken toplam süreçtir. (Archibald) Proje, spesifik bir amacın elde edilmesi için sınırlı bir zaman aralığı için tanımlanmış faaliyetlerdir ve bir kereye mahsus yapılmaktadır. (Wermter) Bu tanımlardan şu hususlara ulaşıyoruz: Proje bir ihtiyaca cevap vermeye yönelik bir amaca sahiptir Proje bir defa yapılır Projenin başlama ve bitiş tarihi bellidir Proje bir organizasyon yapısı içerisinde gerçekleştirilir Proje kaynak tüketir ( www.yatirimka.com) Proje Yönetimi Proje faaliyetlerinin; projeye hedeflerine ulaşmak için planlanması, çizelgelenmesi ve kontrol edilmesi sürecine projenin yönetim süreci denir. Bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi süresince performans, maliyet ve zaman sınırlamaları göz önünde bulundurulmalı ve gerçekleştirilmek istenen projenin büyüklüğü kabul edilebilir sınırlar içinde olmalıdır. Proje ile ilgili olarak dört değişken tanımlanmaktadır: Performans: Projenin amaçlarının ne ölçüde ve ne nitelikte gerçekleştirileceğinin bir tanımıdır. Maliyet: Maliyet, bir ürünün ne kadar harcamam yapılarak üretilebileceğinin hesaplanmasıdır. Bu tahminlerde; kaynak verileri, faaliyet süresi tahminleri, tecrübe ve hesap grafikleri gibi kaynaklar göz önünde bulundurulur.
Genel

YENİ YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ

31 Ağustos 2015
Uluslararası ticarette Türkiye’nin korumacılık politikası 1980’lerde esneklik göstermeye başlamıştı. Dış ticarete yönelik teşviklerin artırılması, özelleştirmeler, ihracatı teşvik ve ithal ikameci yaklaşımın Türkiye saflarına yansıması 1980 darbesinden sonra ekonominin neo-liberal tutuma geçişini destekler nitelikteydi. Yerli ve yabancı yatırımı desteklemek için uygulanan politikalar 30 yılı aşkın süreden beri günümüze kadar gelip, Türkiye’nin uzun vadede ki hedeflerinde kararlı olduğunu göstermiştir. 5 Nisan 2012 tarihinde açıklanan “Yeni Teşvik Sistemi” Türkiye’nin 2023 yılında 2 Trilyon Dolar Milli Gelir hedefini destekler nitelikte. Peki, ama nedir bu yeni teşvik sistemi? Devletin sunduğu teşvik sistemi eksik olan teknoloji, istihdam ve sanayi envanteri gibi unsurların tamamlanarak ülkedeki sanayileşmeyi ve ilerlemeyi artırmayı hedeflemektedir. Bunun içinde yatırımcıların önündeki bazı ekonomik engelleri asgari düzeye indirerek üretimin ve dolayısıyla ülke bazındaki istihdamın artarak hem genel çaptaki sorunların, hem de küresel çapta eksik olan teknolojik gelişmişliğin teşvik edilerek artırılması gerekmektedir. İşte bu noktada eksiklikleri düzeltilmiş yeni teşvik sisteminin birçok açıdan hem yatırımcıya cazip teklifler sunduğu, hem de gelişmişlik seviyeleri az olan bazı bölgelerin kalkınmasına yönelik hamlelerle tutarlı olduğu aşikârdır. Bu bakımdan yeni teşvik sistemi 4 ana unsurdan oluşuyor. İlki; asgari yatırım tutarını sağlamak ve desteklenecek yatırım konularını kapsamak koşuluyla tüm yatırımlara KDV istisnası ve Gümrük Vergisi Muafiyeti sağlayan genel teşvik uygulamaları. Yani bölge ayrımı yapılmaksızın KDV ve Gümrük Vergisinden yatırımcıları muaf tutan en geniş kapsamlı teşviklerden ilki. İkincisi sosyo ekonomik açıdan gelişmişlik seviyelerine göre il bazlı harita düzenlenerek ayrılan ve derecelerine göre desteklenecek olan 6 bölgeyi temsil eden bölgesel teşvik uygulamaları. Eski sistemde gelişmişlik seviyelerine göre 4 bölgeye ayrılan Türkiye, yeni teşvik sisteminde gelişmişlik seviyeleri daha tutarlı 6 bölgeye ayrılmış durumda. Sosyo-ekonomik seviyelere göre değerlendirilen iller sınıflandırılarak yeni sistemde özellikle sanayileşmenin ve istihdamın az olduğu bölgelere daha cazip desteklerle bu sorunların çözülmesi hedeflenmiştir. Sanayileşmeyi ve büyümeyi hedeflerken neredeyse bir asırdır devletin vurdumduymazlığı ve terör gibi unsurlarla unutulan Doğu bölgeleri bu sistemle sanayileşmenin kapılarını yatırımcılara yüksek oranlarla aralamıştır. Bunun sebebi 6 bölgeye ayrılan ülkenin en az gelişmiş 15 ilini kapsayan ve yapılması planlanan yatırımlarda en avantajlı unsurların ve teşviklerin desteklendiği 6. bölge yatırım yapılması için en uygun bölge olmuştur. Kısaca özetlemek gerekirse, büyük ölçekli yatırımlarda ve bölgesel yatırımlarda en yüksek vergi indirimi desteği, yeni sistemle 5 puan artırılarak düzenlenen yatırıma katkı oranını bölgesel teşvik uygulamalarında %55, büyük ölçekli yatırımların teşvikinde ise %65e çıkartarak, ayrıca yatırım teşviklerinde uygulanacak olan faiz desteğinde en avantajlı tutara sahip olan bölge olarak Türkiye’nin 15 ilini kapsayan 6. bölge hem yatırımcılar hem de yerel halk için en avantajlı bölge. Bunların yanı sıra 6. bölgede yapılması planlanan yatırımlar sigorta primi işçi hissesi ve gelir vergisi stopajının asgari ücrete tekabül eden tutarı 10 yıl süreyle sadece bu 15 ili kapsayan doğu bölgesinde desteklenmesi uygun görülmüştür. Ayrıca her bölge yararlanabildiği gibi 6. bölge de KDV istisnası ve gümrük vergisinden muaftır. Yeni sistemin üçüncü unsuru olan büyük ölçekli yatırımların teşvikinde eski teşvik sisteminde olduğu gibi teknoloji ve Ar-Ge kapasitesini artıracak ve uluslar arası arenada rekabet üstünlüğü sağlayacak büyük ölçekli yatırımlar desteklenmeye devam edilecektir. Dördüncü unsur olan stratejik yatırımların teşvikinde ise %50’den fazlası ithalatla karşılanan ara malları veya ürünlerin üretimine yönelik yatırımlar bazı kıstaslar göz önüne
Genel

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN HAKSIZ REKABET KONUSUNDA GETİRDİKLERİ

31 Ağustos 2015
Eski kanun haksız rekabet konusundaki genel maddesi olan TTK m. 56’da “iktisadi rekabetten” bahsedirdi.  Bu kavram hukuki olmadığı gibi içeriği de belirsizdi. Yeni metin “dürüst ve bozulmamış” rekabet kavramı ile hukuken tanımlanabilir bir rekabeti vurgulamaktadır. Dürüst davranma kuralı ise; rekabet ortamı içinde bulunan bütün tarfların kabul edilebilir, dürüst davranış kurallarına göre davranma mükellefiyetini ifade eder. Dürüstlük kuralını ihlal eden bu mükellefiyetine ve piyasa içindeki tarfların dürüst davranılma beklentisine aykırı hareket etmiş olur ki bu haksız rekabet teşkil eder. Neyin dürüst davranma neyin dürüst davranma olmadığı konusu ise haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen eylemin ilgili piyasası, bu piyasda kabul edilebilir davranışiar, piyasa pratikleri dikkate alınarak irdelenmelidir. Yeni kanunun 55. maddesinde haksız rekabet halleri (6) bent halinde sayılmıştır, bu benler de kendi içinde alt başlıklara ayrılmıştır. Ülkemizde en çok uygulama alanı bulan eski kanunda iltibas, yeni kanunda karışık ile dürüstlük kuralına aykırı birçok durumu kapsayan (a) bendi ile bu maddenin alt bentleri ve (b) bendindekisözleşmenin dışından gelen eylermlerle sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltilmesi ile (C) bendindeki başkarının iş mahsullerinden haksız şekilde faydalanma en dikkate değer hükümlerdir. A.      Dürüstlük kurallarına aykırı reklâm ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar: i. Genel olarak “kötüleme” iki eylemle ifade edilmiştir; yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar. Hükümde yanlış kavramının kullanılmış olması hükmün amacını açıkça ifade ettiğinden haksız rekabet meydana getirdiği iddia edilen açıklamalar nesnel olarak gerçekse haksız rekabet meydana getirmezler. Gereksiz yere incitici beyanlar ise eleştiri sınırını aşan Söylenen sözde gerçeklik payı var ancak üslup ve ölçü itibarıyla eleştiriyi aşıyorsa bu durumda ortada incitici bir beyan vardır. ii. Bu bentte ilk bentten farklı olarak gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlarla kendisine veya başkasına avantaj sağlamaktır. Buradaki gerçek dışı beyanlar en geniş anlamda alıcıların alım kararlarını etmeliemeye yöneliktir. Mesela ezine olmadığı halde bir peynirin üzerine ezine yazmak, ürünün gramajı hakkında yanlış bilgi vermek, organik olmadığı halde bir sürün organik olarak üretildiğini belirtmek gibi. iii. Bu bent, kişinin hakkı olmayan unvanları, meslek, derece ve unvanları kullanma biçiminde gerçekleşen haksız rekabeti düzenlemektedir. Mesela bir diş teknisyeninin sanki doktormuş gibi tabelasına yazmış olması veya bir avukatın doktorası olmadığı halde unvanını “av.dr.” biçiminde yazmış olması haksız rekabet teşkil eder. iv. Haksız rekabet halinin en yaygın görülen hali olan iltibas hali yeni kanunda bu alt başlıkta “karıştırma” kavramı biçiminde ifadesini bulmuştur. Yanılma, kandırma, yanlış algılattırmayı da kapsayan karıştırma dış görünüş bakımından ya da duysal benzerliği kapsar v. Bu bentte reklâmın haksız rekabete aykırı olduğu durumları göstermektedir. Gerçek dışı veya ölçüyü aşan karşılaştırmalı reklâmlar hukuka aykırıdır. Karşılaştırmalı reklâmlarda açıklanan bilgilerin doğru, abartılı, yanıltıcı olduğu hususları mahkemece takdir edilecektir. Rakibin kendisinden, mallarından, iş ürünlerinden, faaliyetlerinden, tanınmışlığından gereksiz yere yararlanan, bunlardan luzumsuz yere reklâmda bahseden karşılaştırmalı reklâmlar da dürüstlüğe aykırıdır. vi. Bu bendin amacı bazı malların seçiilmesi, onların fiyatının tedarik fiyatının altında gösterilmek suretiyle ucuz, avantajlı mal/hizmet arayışında olan tüketicinin avlanması hedeflenmektedir. Hüküm yanılmanın hangi hallerde varlığının karina teşkil edeceğini de göstermiştir. Bunun için reklam reklamı yapılan fiyatın aynı çeşit malların benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması gerekir. vii. Bu bentte müşteriye armağanlar, primler vermek suretiyle müşterinin sunulan mal/hizmetin değeri konusunda yanıltılmasıdır. viii.
Genel

MARKALAŞMA, SATIŞ VE PAZARLAMA YÖNETİMİ

31 Ağustos 2015
Marka, ürün veya hizmet kalitesini yansıtmasının yanı sıra bir kültür ve yaşam tarzını ifade etmektedir. Bu sebeple tüketici ile kurulan ilişkinin daimi sürdürülebilirliği oldukça önem arz etmektedir. Müşteri ile stratejik, tutarlı ve doğru bağlar kurulduğunda marka uzun soluklu olacak ve edindiği büyük kitle içinde yerini koruyacaktır. Marka öyle bir oluşumdur ki; sağlam bir altyapı oluşturulduğunda artık şirket yöneticilerini, çalışanlarını hatta marka sahibini aşar hale gelmekte, onların dışında apayrı bir oluşum kazanarak şirketinden bağımsızlaşıp son noktada da tüketicisine mal olmaktadır. Bu durum markayı rakipleri arasında üstün bir konuma getirerek gücünü artırmaktadır. Markanın sürekliliği şirket içi oluşum ve reorganizasyonla var olacaktır. B2B( business to business) markalaşmada; planlı, sürekli, tutarlı olunmalı ve satışları düşünmeye öncelik verilerek riskler gözetilmelidir. Risk alınmadığı noktada erken yol alınmalıdır. Bu noktada doğru satış ve pazarlama yönetimi önem arz etmektedir.  Pazarlama insanları susatmaktır; satış ise onlara su satmaktır. Dolayısıyla pazarlama, satışın satma çabalarını destekleyen unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Satış ise; sahada dolaşan, müşteriyle temas eden dinamik bir oluşumdur. Pazarlama liderliktir, liderlik ise büyümek. Büyümeyi hedef alan işletmelerin personelinin edinmesi gereken ilk ilke dürüstlüktür. Pazarlamacı,gerçek müşteri değeri yaratma sanatını icra eder. Pazarlamacıların parolası kalite, değer ve hizmettir. Pazarlamayı amaç değil araç olarak görmek gerekmektedir. Bir işletmenin geliri için gereken unsur satıştır. Doğru ve karlı satış işletmeyi uzun ömürlü kılmaktadır. Yapılan satışların istikrarı da bu noktada oldukça önemlidir. Bundan elli yıl öncesine göz attığımızda işletmelerin müşteri odaklı çalışmadıkları gibi hiçbir önemli yönetim kararında müşterinin ciddi yer tutmadığını görmekteyiz. Bu zamanlarda dünya bir arz cenneti niteliğindeydi denilebilir. İşletmeler neyi, nasıl üretip satacağına kendileri karar vermekte idi. Küreselleşen dünyaya baktığımızda ise tam bir alıcı cennetine dönüşüm gözlenmektedir. Globalleşme ile birlikte rakiplerin sayısı artmaktadır. Tüketicinin karşısına çıkan alternatifler arttıkça fiyata karşı giderek duyarlı hale geldikleri gibi seçim noktasında kaliteyi daha fazla gözetmeye başlamışlardır. İşletmeler için müşteri odaklı düşünme bu noktada ortaya çıkmıştır. Müşteri memnuniyetini gözetmek ve bunu sürekli kılmak, ihtiyaç, beklentilerini iyi karşılamak; başarılı olmak isteyen işletmeler için zorunlu faaliyetler zinciridir. Pazarlama, işletmelerin rekabet üstünlüğünü sağlamada ana unsurlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Pazarlama iletişimi elemanlarının hepsi bir bütün içinde çalışmak durumundadır. Marka, reklam, satış geliştirme, müşteri hizmetleri, satış sonrası hizmetler gibi pazarlama elemanlarının genel amaçları; – Marka farkındalığını sağlamak – Satışları artırarak kaliteli hale getirmek – Hedef pazarın tutumlarına etki etmek – Tüketici sadakatini yaratmak – Kurum ve ürün hakkında en doğru bilgiyi vermek Satış ve pazarlama departmanı; bir şirketin benzinidir, benzin araba için ne ifade ediyorsa departmanın önemi de bu yöndedir. Doğru stratejiler, dinamik bir ekip ve  gelişime açık beyinlerle işletmeler benzinini yerinde kullanacak ve büyümelerini hızlandıracaktır.